Gezi Direnişi: Mücadele Sürüyor, Yılgınlık Yok!

Gezi Direnişi: Mücadele Sürüyor, Yılgınlık Yok!

1 Haziran 2026 tarihinde yapılan açıklamada Candemir, “Yılgınlık yok, mücadeleye devam!” ifadelerini kullandı. Gezi Direnişi üzerinden 13 yıl geçmişken, milyonlarca insanı eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik talepleri ile bir araya getiren bu hareket, Türkiye tarihinin en büyük ve en etkili halk direnişlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor. Gezi’de hayatını kaybeden gençlerimizi 13. yılında saygıyla anarak, katillerinin ve bu cinayetlerin arkasındaki siyasi iradenin peşini bırakmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Gezi Direnişi, farklı kimlik ve inançlardan gelen bireylerin, kadınların, gençlerin, işçilerin, kamu emekçilerinin, öğrencilerin, sanatçıların ve ekoloji savunucularının bir araya gelerek oluşturduğu büyük bir dayanışma ve direniş alanıdır. Gezi, sadece geçmişte yaşanmış bir olay değil; günümüzde de toplumsal muhalefete ve demokrasi mücadelesine ışık tutan güçlü bir miras olmaya devam ediyor. Bu mirasın en önemli unsuru dayanışmadır. Unutmayalım: “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”

Bugün Gezi’yi anmak, yalnızca geçmişteki bir halk hareketini yad etmek değil, aynı zamanda Gezi’nin yarattığı toplumsal umudu yok etmeye çalışan hukuksuzluklara karşı ses yükseltmektir. Siyasi iktidar, Gezi’yi demokratik muhalefeti bastırmanın bir aracı haline getirmiştir. Uydurma delillerle verilen ağır cezalar ve devam eden tutukluluklar, Türkiye’de yargının bağımsızlığını kaybettiğinin açık bir kanıtıdır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararları yerel mahkemelerce hiçe sayılmakta, bu da hukuk devletinin aşındığını gözler önüne sermektedir.

Gezi Direnişi’ni canlı tutan en önemli etken, iktidarın otoriter uygulamalarına karşı rahatsızlık duyan milyonların korku duvarını aşarak sokağa çıkmasıdır. Gezi, yaşam alanlarına, doğaya, emeğe ve kamusal haklara sahip çıkma iradesinin ortak bir mücadele zemininde birleşebileceğini göstermiştir. Türkiye’de uzun bir süredir, toplumun ezilen ve dışlanan kesimlerinin talepleri göz ardı edilmektedir. Ekonomik kriz, yoksullaşma, güvencesizlik ve siyasi baskı ortamı içinde Gezi’nin savunduğu talepler güncelliğini korumaktadır. Eşit, özgür, demokratik ve laik bir ülke talebi günümüzde daha da acil hale gelmiştir.

Siyasi iktidar, Gezi sürecinde ürettiği ayrımcı ve kutuplaştırıcı dil ile muhalefeti hedef almakta, çeşitli baskı ve sindirme politikalarıyla toplumsal direnişi yok etmeye çalışmaktadır. Ancak Gezi, halkların korku duvarlarını aşabileceğini ve dayanışmanın güçlendirilebileceğini kanıtlamıştır. Meydanlarda dayanışma içinde direnmenin gücünü gören Türkiye halkları, emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerinde ısrar etmeye devam ediyor.

Gezi’nin açtığı yolda ilerleyen işçiler ve kamu emekçileri ile birlikte, mücadele ne zaman olursa olsun, Gezi’nin izleri her zaman var olacaktır. Gezi Direnişi, geçmişteki korku duvarlarını yıkmış ve “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sözüyle bizlere yürünecek bir yol göstermiştir.

Author: Murat Şahin